• DOLAR
    3,9585
    % 0,85
  • EURO
    4,6491
    % 0,95
  • ALTIN
    162,9536
    % 0,24
  • BIST
    105.268
    % 1,30
Özel hastanelerdeki sezaryen oranı yüzde 40!

Özel hastanelerdeki sezaryen oranı yüzde 40!

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Başkanı Prof. Dr. Ateş Karateke, “Türkiye’de halk kuruluşlarında primer sezaryen oranlarımız yaklaşık yüzde 16, bu dünya çapında kabul edilebilen bir orandır. Özel hastanelerdeki oranlara baktığımız vakit yüzde 40’lara gelen bir nispet vardır. Bu ‘oldukça yüksek’ bir nispet olarak kabul edilebilir” dedi.

Prof. Dr. Karateke, sezaryen ile doğum sayılarındaki artışın sadece Türkiye’de değil, dünyanın öbür ülkelerinde de sorun olduğunu kaydetti.

Çin, İran, Mısır, Gürcistan ve Balkan ülkelerine bakıldığında bu oranın yüzde 50 ve üzerinde olduğuna işaret eden Karateke, şöyle konuştu: “Son 24 yılda bütün ülkelerde hızlı artan sezaryen oranları vardır. Belli bir noktaya kadar sezaryen oranlarındaki bu artış bebek ölüm oranlarında azalmayı getirirken, belli bir oranın üzerinde de annede doğumdan sonra çıkan problemlere sebep olmaktadır. Türkiye’de halk kuruluşlarında primer sezaryen oranlarımız yaklaşık yüzde 16, bu dünya çapında kabul edilebilen bir orandır. Özel hastanelerdeki oranlara baktığımız vakit yüzde 40’lara gelen bir nispet vardır. Bu ‘oldukça yüksek’ bir nispet olarak kabul edilebilir.”

Ateş Karateke, sezaryenin ebeveyn ve bebek için yaşam kurtarıcı yönüne de işaret etti.Sezaryen olanaklarının bulunmadığı bilhassa Sahraaltı Afrika ülkelerinde ebeveyn ölümlerinin 100 binde 500 ila 600 civarında olduğunu vurgulayan Karateke, “Yani sezaryen ebeveyn ve bebek sağlığını gerçekten koruyan, onu iyileştiren bir operasyon. Sezaryene ‘bu uygulanamaz’ demek müsait değil. Ama sezaryen belli bir limitin üstünde yapıldığında ebeveyn sağlığını, bilhassa takip eden gebeliklerde menfi etkileyen bir vaziyet olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu.

SURİYELİ KADINLARIN SAĞLIĞI

Avrupa Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (EBCOG) Başkanı Dr. Tahir Mahmood da Türkiye’de yaşayan Suriyeli sığınmacı kadınların sağlıklarının mühim olduğunu bildirdi.

Türkiye’de kadınların en fazla doğum sonrası kanamalardan hayatını kaybettiğine işaret eden Mahmood, şöyle konuştu:

“Bu aslında önlenebilir ve tedavi edilebilir bir mesele. Bu anlamda baktığımızda dünya genelinde bir sorundan bahsediyoruz. Yönetilebilir, tedavi edilebilir sorunlar bunlar. Tartışmamız gereken öbür bir mevzu, bahis ise Türkiye toplumunun gerçekten fazla misafirperver davrandığı bir mevzu, bahis olan mülteciler konusu. Türkiye’deki mülteci kadınların durumuna baktığımız vakit yüksek risk grubunda olduklarını görüyoruz. Bu kişilerin arasında zihinsel ve psikolojik olarak sorun yaşayan kadınlar da var. Bu sorunları yaşayan insanlar, genellikle fukara ülkelerden geliyorlar. Sınırları aşıyorlar. Çok aka zorluklar altında hayatlarını idame etmeye çalışıyorlar” şeklinde konuştu.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?