• DOLAR
    3,9570
    % 0,81
  • EURO
    4,6433
    % 0,83
  • ALTIN
    163,0716
    % 0,35
  • BIST
    104.280
    % 0,35
“Kanlı Tabya” tarihe yolculuk yaptıracak..

“Kanlı Tabya” tarihe yolculuk yaptıracak..

Kent merkezine bin 200 metre uzaklıkta, 18’inci yüzyılın başlarında Osmanlı Devletince şark sınırlarını korumak için inşa edilen ve 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında 5 Temmuz 1828 tarihinde, Rus General Paskeviç komutasındaki 5 tugaydan oluşan 14 bin benlik Rus kuvvetleri, 70 top ve 20 bin mermilik mühimmatla “Büyük Tabya”ya gece baskını yaptı.

Düşman kuvvetleri ile göğüs göğüse çarpışan tabyadaki bir taburdan oluşan 500 askerin şehit edildiği hücum sonrası tabyaları düşürüp Kars Kalesi’ni ele geçiren Ruslar da 4 bin yitik verdi.

Bu tarihten itibaren yerli ve yabancı kayıtlara “Kanlı Tabya” olarak geçen tarihi tabyanın “Kafkas Cephesi Savaş Tarihi Müzesi” olarak düzenlenip vatandaşların ziyaretine açılması amacıyla Kars Valiliğince 7 sene evvel çalışma başlatıldı.

Valiliğin müracaatını kabul eden Kültür ve Turizm Bakanlığının onayı üzerine tabyanın rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri ihale edildi.

7 yıldan beri sürdürülen çalışmalarda son aşamaya gelinirken, müzenin kısa süre içinde ziyarete açılması planlanıyor.

Restorasyonu tamamlanan müzede bulunan ve balmumundan figürleri yapılan askerlerin revirde tedavi edilmeleri, ameliyathanede doktorlarca ameliyatlarının gerçekleştirilmesi, koğuşta dinlenmeleri, name okumaları, mutfakta aş yapmaları canlandırılıyor.

– Şehit askerler sonsuza kadar anılacak

Ziyaretçilerine adeta tarihte yolculuk yaptıracak balmumu heykellerin yanı dizi müze girişindeki aynalar vasıtasıyla da şehit askerlerin sonsuza kadar anılması amacıyla çarıkları üzerine konulan ışıklarla görsel oluşturuldu.

Müzede laf konusu dönemde tabyada, savaş meydanlarında ve yörede kullanılan bir savaş aletleri ile askerlere ait bazı fotoğraflar da yer alıyor.

Araştırmacı yazar Sezai Yazıcı, tabyanın askeri, stratejik ve taktik olarak savunulması gereken mühim yerlerin tahkim edilerek, etrafının hendeklerle çevrilmesi anlamına geldiğini söyledi.

Tabyaların, Osmanlı döneminde Rus tehdidine karşı 17’nci ve 18’inci yüzyıllarda bilhassa hudut bölgelerinden başlayarak pek fazla yere yapıldığını anlatan Yazıcı, şunları kaydetti:

“18’inci asır boyunca, daha evvel yapılan tabyaların yeniden restore edilerek tahkim edildiğini görüyoruz. Kanlı tabya da Osmanlı-Rus Savaşı’nda, Rus orduları komutanı Paskeviç’in 26 Haziran 1828’de Arpaçay’ı geçip 5 Temmuz’da Kars’a gelmesiyle göğüs göğüse yapılan savaşlarda fazla kan akması suretiyle adını tarihe yazdırıyor. Paskeviç Arpaçay’ı geçtikten sonra 5 tugaydan oluşan yaklaşık 14 bin benlik kuvvet, 70 top ve 20 bin mermiyle tabyaya geldi ve kanlı mücadeleler oldu. Paskeviç, 7 Temmuz’da şehre saldırdı ve 15 Temmuz’da kent düştü.”

Sezai Yazıcı, Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra tüm Batılı kaynaklarda tabyanın ‘kanly’ veya ‘kanli’ şekilde anıldığını vurgulayarak, şu bilgileri aktardı:

“Bu tabya, literatürde ‘kanlı tabya’ olarak geçmektedir. 1853-1856 yılları arasındaki Kırım Savaşı sırasında Kafkas cephesindeki İngiliz Williams buraya gelip paşa olmuştu. 1848’de Zarif Mustafa Paşa’nın başkanlığında bir heyet ve öbür İngiliz subaylarla bölgede etütler yapmış ve savaşın başlangıcında inşa edilmesi gereken tabyaları belirlemiş ve kısa sürede bu tabyalar inşa edilmiştir. Kars’taki tabyalardan Erzurum ve Ardahan’da da inşa edilmiştir. Kars’taki bu tabyalar ‘İngiliz tabyaları’ olarak anılıyor. Williams raporlarındaki Kanlı Tabya ile ilgili kayıtlara göre Kırım Savaşı’nda 7 kez, “93 Harbi” olarak andığımız 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda da 4 kez bu bölgede çatışma oluyor.”

– “Tabyanın, cenup akınlarında mühim işlevi vardı”

Kanlı Tabya’nın güneyden istikbal saldırılara karşı tahkim edilmesi yüzünden güneybatı ve güneydoğu kısımlarının hendeklerle çevrildiğini dile getiren Yazıcı, şöyle konuştu:

“Tabyanın dört tarafına makineli tüfek konulmuştu. Tabya, karargah, dehlizler ve koğuş olmak üzere 6 bölümden oluşuyordu. Doğu-batı arasındaki uzaklığı 60 metre. Bu tabya geçildikten sonra tüm Osmanlı-Rus savaşlarında kentteki kalede mühim kayıplar verilmesinin önüne geçilemiyordu. Tabyanın bilhassa güneyden gelen akınlarda mühim işlevi vardı, burası aşılamadığı vakit İran savaşlarında da eş durumlar olmuştu, içerideki direnme kırılamıyordu.”

Sezai Yazıcı, müzeye dönüştürülen Kanlı Tabya’nın adeta tarihe yolculuk yaptırdığını belirterek, “Müzedeki görseller insanı o güne götürür nitelikte. Bu bölgede böylesine bir müzenin açılmasını fazla kıymetli buluyorum. Kanlı Tabya’nın savaş müzesi olarak açılması, geçmişi sahiplenme, yad etme açısından mühim bir kazanım olacak.” dedi.

– “Kanlı Tabya”

Özgün mimarisinde çevresi doğu, garp ve güneyden savunma hendeğiyle çevrili olan tabya, hafif eğimli bir araziye inşa edilmiş, ‘boynuz tabya’ formunda ikili tabyadan oluşuyor.

Dış cephe duvarları düzgün kesme taşla kaplanan, iç duvarları tuğla ve moloz taş karışımıyla örülen, iç duvarları yaklaşık 1 metre genişliğinde olan tabyanın kışla binasının doğuya bakan art bölümü, yapıyı boydan boya ve enine kesen uzun bir koridor biçiminde düzenlenerek, ufak birimlere bölünmüş olarak yapıldı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?