• DOLAR
    3,9665
    % 0,23
  • EURO
    4,6614
    % 0,28
  • ALTIN
    163,9486
    % 0,46
  • BIST
    104.951
    % -0,30
‘Türkiye’nin bilimsel zihin gücü çok arttı’

‘Türkiye’nin bilimsel zihin gücü çok arttı’

ABD’de çalışmalarını sürdüren Türk ilim adamı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, “Bilimsel zihin gücümüz fazla artmış vaziyette. Onu artık zihin göçü olarak değil, zihin gücü olarak düşünmek lazım. O gücü nasıl kullanacağız? O güçle ülkemizdeki köprüleri nasıl oluşturacağız? Onlara örnekleri nasıl teşkil edeceğiz? Artık fazla kolay şeyler. Bu birkaç kolay aşamayı yapabilirsek, Türkiye’nin fazla aka hamleler yapabileceğini düşünüyorum” dedi.

Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölüm Başkanlığı görevini yürüten Hotamışlıgil, Harvard Üniversitesi’ndeki laboratuvarında yaptığı çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi, Türkiye’deki genç ilim adamlarına da tavsiyelerde bulundu.

Hotamışlıgil, üniversitedeki laboratuvarda metabolizma üzerinde yoğunlaştıklarını belirterek, vücuttaki enerji akışları, hücrelerin, organların enerji kullanımları, enerji kullandıktan sonra atık malzemelerle nasıl uğraşıldığı, kendilerine hasar vermeden çalışan sistemin esas mekanizması üzerinde uğraştıklarını anlattı.

Yaşlanmayla, hayat tarzıyla birlikte ortaya çıkan ve şu anda dünyanın en aka sıhhat tehdidi olan metabolik hastalıklar kümesinin altında yatan en mühim nedenlerden birinin metabolizma olduğuna dile getiren Hotamışlıgil, şişmanlık, diyabet, yürek hastalıkları gibi bütün kronik hastalıkların temelinde metabolizma sistemindeki bozuklukların yattığını vurguladı.

‘Yaşam süresiyle sağlıklı hayat süresi örtüşmeli’

Hotamışlıgil, bütün bu hastalıkların birlikte ortaya çıkması durumunda bunun altında yatan ortak bir bozukluğun olabileceğine dikkati çekerek, bu ortak bozukluğu onarım ederek, insanlara bu hastalık kümesiyle kafa edebilecek bazı olasılıklar sunmak istediklerini anlattı.

İnsanların ölene kadar aka bir sıhhat problemi yaşamadan, şişmanlamadan, diyabet geliştirmeden, yürek hastalıklarından vesaireden korunarak yaşamlarını tamamlamalarını istediklerini dile getiren Hotamışlıgil, hayat süresiyle sağlıklı hayat süresinin birbiriyle tamamen örtüşmesini arzuladıklarını anlatım etti.

Türkiye’nin son 25 yılda tanınmaz bir şekilde dönüşüme uğradığını söyleyen Prof. Dr. Hotamışlıgil, bu dönüşümün içerisinde şu anda en ağırlıklı olanın üniversite sayıları, üniversitelerdeki araştırma alt yapıları olduğunu söyledi.

‘Bilim insanları kendilerini güvende hissetmeli’

Türkiye’de üniversitelerin araştırma birimlerinin organizasyon sıkıntısı ve eğitim alanındaki araştırma sisteminde sıkıntıların bulunduğunu dile getiren Hotamışlıgil, o sıkıntıların bir kısmının yeterli kritik kütleyi bir arada tutmayı sağlamadığını söyledi.

Türkiye’de aşılması gereken meselelerin varlığına işaret eden Hotamışlıgil, araştırmacıların rahat olarak çalışabilecekleri, işlerine istedikleri şekilde uzun süreli devam edebilecekleri ortamlar, emniyet duygusu ve istikbal kaygılarının giderilmesi gerektiğini belirtti.

Bilim insanları kendilerini güvende hissetmedikçe, rahat etmedikçe üretken olamayacaklarını dile getiren Hotamışlıgil, “Burası 300 senelik çok gelişmiş bir üniversite. Buranın yönetimi, bize kendimizi itimat altında olduğumuzu, kendimizi rahat, hür hissetmemizi sağlayamazsa üretken olamayız.” diye konuştu. 

Bu insanlarla bir birlikteliğin kurulması gerektiğine vurgu yapan Hotamışlıgil, “Bilimsel zihin gücümüz fazla artmış vaziyette. Onu artık ‘zihin göçü’ olarak değil, zihin gücü olarak düşünmek lazım. O gücü nasıl kullanacağız? O güçle ülkemizdeki köprüleri nasıl oluşturacağız? Onlara örnekleri nasıl teşkil edeceğiz? Artık fazla kolay şeyler. Bu birkaç kolay aşamayı yapabilirsek, Türkiye’nin fazla aka hamleler yapabileceğini düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu. 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?