• DOLAR
    3,9659
    % 1,04
  • EURO
    4,6580
    % 1,15
  • ALTIN
    163,4159
    % 0,34
  • BIST
    105.268
    % 1,30
Şenol Güneş korktuğu takımı açıkladı!

Şenol Güneş korktuğu takımı açıkladı!

Yüzyılı aşkın bir kulüp ve 1903 yılında doğan Beşiktaş, bugün başarısının keyfini çıkartıyor. Yeni ve çağdaş bir stadyum, yeni pazarlara yönelen açılım, (Çin) yabancı oyunculardan Pepe, Negredo ve Medel gibi mühim isimlerin transfer edilmesi, Türkiye Ligi’nde son 2 yılın şampiyonu, Şampiyonlar Ligi’nde turu geçmek için 1 puana ihtiyacı olan Beşiktaş, belki de öbek lideri olarak bir üst seviyeye çıkma şansına sahip. Boğazın Kartalı, 5 sene evvel oluşuma başladı. Şenol Güneş göreve geldiği günden bugüne kadar kazanma geleneğini sürdürdü. Kendisi oldukça tecrübeli ve başarılı bir teknik direktör olarak 2002 Dünya Kupası’nda elde ettiği başarı ile Türk Futbolu’nun sembol isimlerinden biri olarak anılıyor.

İşte Şenol Güneş’in La Gazzetta dello Sport’a verdiği röportaj:

Kore ve Japonya’da düzenlenen Dünya Kupası’nın ardından bir kez daha tarih yazmaya hazırlanıyorsunuz, bir benzerlik görüyor musunuz?

Ortak benzerlik benim felsefemdir. En üst düzeyde mücadele etmek, şen futbol oynamak, güzellik aramak, oyuncularımın yaratıcılığını sergilemelerini sağlamak için onları hür bırakmak… O Türkiye ile herkesi hayret içinde bıraktığımızı düşünüyorum. Kimse bizi tanımıyordu.  Buna karşılık Şampiyonlar Ligi’nde herkes herkesi fazla iyi tanıyor. Yaratıcı ve yenilikçi olmak gerekiyor.

Eski İtalyan stili ve Mourinho, sizin tercihleriniz arasında değil mi?

İtalya’da son dönemlerde yenilik getirmekte zorlandınız. Mourinho birçok şeyi hususi yapıyor ve diğerlerinden farklı şeyler söylüyor. Ama Ferguson’dan fazla şey öğrenebiliriz. Çünkü o farklı kuşak döneminden oyuncular ile kazandı ve başarılar elde etti.

Güneş için Türk Ferguson diyebilir miyiz?

Ben ancak misal alabilirim. Trabzon’dan geliyorum, İngiltere’den fazla farklı. Bu kent dağlar arasında ve deniz var. Aka ağaçlar görüp, gün batımını görmeniz mümkün. Doğadan fazla şey öğrenebilirsiniz. Küçükken benim dünya fikrim, o limandan gelen gemiler ve ayrılan gemilerdi.

Bu arada Trabzonspor’un yeni stadyumuna sizin adınız verildi yaşarken…

Bakın ben bu olsun istemiyordum, doğru bulmuyorum ama orada doğdum. Tüm hayatımı ve futbolculuk kariyerimi o şehirde geçirdim. Bana mesele da yaratıyor. Çünkü o stadyum içinde mağazalar var ve bazıları o mağazaların sahibinin ben olduğumu düşünerek, beni arayıp kiracıların indirim istekleri falan oluyor.

Bütün kariyerinizi Türkiye’de geçirdiniz. Kısa bir devre 2007-2009’da Kore’nin FC Seul takımını çalıştırdınız. Avrupa’da vazife yapmayı düşünmediniz mi?

Farklı teklifler gelmesine rağmen, oyuncu olduğum dönemde asla Trabzonspor’u bırakmak istemedim. Kore dönemi benim fikirlerimi tazeledi ve benim kariyerim hiçbir vakit programlanmadı. Eğer programlasaydım herhalde Avrupa’daki liglere giderdim. Bugün biraz yaşlandım, hatta emekliye bile ayrılmayı düşünüyorum. Her ne kadar bu tecrübeyi yaşamak istesem de, İtalya ile irtibatım yok. Halen 1983-1984 sezonunda oynanan Inter-Trabzonspor maçında Aldo Sereno’nun dirsek izini taşıyorum.

Sahada kaleciydiniz. Bu görevdeki biri için teknik direktörlük yapmak basit mı? Buffon için bir mesajınız var mı?

Bir devre Türkiye’de kaleciler aptal yerine konuyordu. Ama kaleden tam karşıyı tüm sahayı iyi görebiliyordunuz. Hatta yaşanan sorunları da ve çözüm yolu aramayı da daha nasıl saldırabileceğinizi öğreniyorsunuz. Buffon aka bir antrenör olabilecek imkanlara sahip. Sadece fazla iyi çalışması gerekiyor.

Teknik direktörün görevlerinden biri kompakt bir öbek oluşturmaktır. Yaz transfer döneminde Balotelli’ye bu yüzden mi hayır dediniz?

Hayır şahsen tanımıyorum kendisini. Fransa’da fazla arkadaşım var. Edindiğim bilgiler, davranışları hakkında menfi idi. Bu nedenle istemedim. Benim için sadece kabiliyet mühim değil. Tutum, davranışı da fazla ehemmiyet taşıyor. Bana söylenen, hem alan içinde, hem hususi yaşantısının da mesele yaratabileceği bilgisi verildi. Quaresma’ya burada yeni bir fırsat tanıdık. Bu riski aldık ama yeniden döndüğü vakit her şey fazla iyi oldu. Ayrıca her değişiklik yaptığım vakit kızma tavrını da bıraktı. Belki Balotelli’de de böyle olabilirdi, ama o tarz bir oyuncuyu istemedim.

Sizin katı bir itibarınız var ve bir süre evvel Medel’e herkesin önünde kızdınız…

Değişikliğe amade değildi. Çağırdığım vakit yeterince hızlı gelmedi. Ayrıca maça iç olarak oyuncular da aç olmalı. Ama daha sonra yapıcı bir görüşmemiz oldu. Ben takımın iyiliği için çalışıyorum ve lüzumlu kararları almam gerekiyor.

Pepe fena bir izlenimle geldi ama 16 maçta yalnızca 3 sarı kart gördü…

El-Clasico’yu izlediğim vakit hoşuma gitmiyordu. Fena bir izlenim vermişti bana ama burada herkes için misal bir oyuncu olduğunu gösterdi. Bir başarılı genç gibi çalışmalarını yürütürken, bizim için mühim bir silah. Her ne kadar Türk kulüpleri genç yetenekli Türk oyuncuları yetiştirmek görüşünü savunsam da, bu aşamada tecrübeli oyuncularla kazanmaya çalışıyorum. Lyon ve Monaco da bunu yapıyor ve rekabet içindeler…

Beşiktaş nereye varır?

Uzun süreli bir projemiz var ve adım adım ilerliyoruz. Kulüp ile görüşerek aka yatırımlar yaparak daha başarılı olmak için çalışıyoruz. Ayrıca Türkiye’de baskı var. Monaco, Keita Balde gibi bir yatırım yapabilir. Yüksek rakamlar harcayabilir. Burada fazla nakit harcadığınız için sizi suçlayabilirler. Negredo’yu alıp, Cenk Tosun oynadığında, transferde hata yaptınız deniliyor.

Farz edelimki, Çeyrek Finalde üç İtalyan takımı çıkıyor. Kulüp olarak hangisi ile karşılaşmak istemezsiniz veya istersiniz?

Napoli’yi alırım… Bizim dostlarımız. Çok iyi tanıyorum. 2016-2017 sezonunda bir galibiyet ve bir beraberlik var. Üç takım da fazla iyi ama Juventus, uzun süren başarılı dönemden sonra bu sezon biraz sorunları da olsa karşılaşmak istemem.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?