Erdoğan’dan HDP’lilere: Bu Densizlerin Amacı Ülkeyi Sıkıntıya Sokmak

Erdoğan’dan HDP’lilere: Bu Densizlerin Amacı Ülkeyi Sıkıntıya Sokmak

31
0
Paylaş

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dokunulmazlıklar üzerinden Meclise, devlete, millete, yargıya meydan okuyan, hatta hakaret eden bu densizlerin amacı Türkiye’yi uluslararası alanda sıkıntıya sokmaktır. Açık net söylüyorum. Benim uluslararası bu saldırılardan en ufak bir korkum, endişem yoktur. Benim için aslonan milletimdir” dedi.

“SİZ MİLLETVEKİLİ GİBİ DEĞİL DE TERÖRİST GİBİ DAVRANIRSANIZ ELBETTE TERÖRİST MUAMELESİ GÖRÜRSÜNÜZ”

Erdoğan, “Siz milletvekili gibi değil de terörist gibi davranırsanız elbette terörist muamelesi görürsünüz. Bir fikri, bir siyaseti savunmakla terör örgütünü, teröristi, terör eylemlerini savunmak çok farklıdır. Bizim her türlü fikrin ifadesine, katılmıyor olsak da saygımız vardır. Ancak konu ülkenin bütünlüğü, milletin birliği, vatandaşların can güvenliği olduğunda hiç kimse kusura bakmasın, gözümüz kimseyi görmez. Sıfatı ne olursa olsun, kendi ülkesine, kendi milletine ihanet içinde olanların yargıya hesap vermesini sağlamak, bunun için gereken altyapıyı oluşturmak, bizlerin en başta gelen görevidir.” diye konuştu.

Erdoğan, Avrupa’dan gelen tepkilere de sert tepki göstererek, “Çok iyi tanıdım onları. Artık hücrelerini okuyorum. Onlar bana ‘diktatör’ demiş hiç umurumda değil” diye konuştu.

“ARKADAŞLARIMI İKAZ EDİYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar’da Sağlık Bilimleri Üniversitesi Fahri Doktora Tevdi ve Academic Hospital açılış töreninde yaptığı konuşmasında, “Uzun zamandır ya bir terör olayı ya da terörle mücadelede yaşanan gelişmeler sebebiyle gündemimizin diğer konularını yeteri kadar konuşma, tartışma imkanı bulamıyoruz. Bu durumdan duyduğum rahatsızlığı da her fırsatta dile getiriyor, arkadaşlarımı kendi gündemlerine, asli işlerine odaklanmaları yönünde ikaz ediyorum.” dedi.

Erdoğan açıklamalarına şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanı olarak ben de imkanların el verdiği ölçüde 2023 hedefleri kapsamındaki çalışmalar başta olmak üzere büyük projeleri, önemli yatırımları yakından izliyor, katkı vermeye çalışıyorum. Fakat bazı meseleler var ki onlarla ilgili değerlendirmemizi kamuoyuyla paylaşmak da en az diğer konular kadar önemli hale geliyor. Önceki gün başlayan ve halen devam eden, terör örgütü PKK’ya destek veren milletvekilleriyle ilgili süreç de işte böyle bir konudur.

“KENDİMİZİ ALDATMAYALIM, KENDİ GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESECEĞİZ”

Batı bizim için hiçbir zaman hayırlı rüya gördü mü? Görmedi. 53 sene Avrupa Birliğinin kapısında bekletilen Türkiye için Batı’dan biz ne bekleyeceğiz. Kendimizi aldatmayalım. Biz kendi göbeğimizi, kendimiz keseceğiz. İnanın çalışalım, gayret edelim, ilim olarak değerli hocalarım şu sevgili öğrencilerimizi geleceğe hazırlasınlar, biz bunları sollayıp aşar, geçeriz. Hiç endişeniz olmasın.

TÜRKİYE SON 3 YILDIR KENDİSİNE YENİ BİR YOL ÇİZDİ

Türkiye son 3 yıldır yaşadığı hadiseler sebebiyle artık olaylara bakış açısını değiştirmiş kendisine yeni yol çizmiş bir ülkedir. Bundan sonra bizim için ‘Şu ne der, bu ne der?” diye bir ölçü yoktur. Artık bizim ölçümüz, ülkemizin ve milletimizin bekası için ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaktır. Mesela 2013 yılında gezi olayları sırasında biz bu anlayışla hareket ettik. Aynı yılın sonunda yaşadığımız 17-25 Aralık emniyet yargı darbe girişiminde de ölçümüz yine buydu.

“7 HAZİRAN’I HATIRLAYIN, 50 KİŞİNİN ÖLÜMÜNE NEDEN OLDULAR”

7 Haziran’da hatırlayın, 80 milletvekili yakaladılar. Tamam işte 80 milletvekili, bak hadi otur da parlamentoda işine bak. Yok… 80 milletvekilini aldıkları günün ertesinde Diyarbakır’da halkı sokağa davet ettiler ve 50 kişinin ölümüne neden oldular. Ölen Kürt’tü, öldüren de Kürt’tü. Bunu onlar yaptı.

“DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI SADECE ONLARA YÖNELİK BİR ŞEY DEĞİL”

Esasen yaşanan hadise çok açık ve nettir. Bilindiği gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi, geçtiğimiz mayıs ayında istisnasız tüm milletvekillerinin dokunulmazlıklarını ne yaptı, kaldırdı. Yani bu sadece onlara yönelik bir olay değil. Fakat şu anda batının ağzına bakın, batı şu anda nasıl değerlendirmeler yapıyor. Bu düzenleme Anayasa Mahkemesine götürüldü, biliyorsunuz. Yüksek mahkeme de yapılan işlemi ne yaptı, hukuka uygun buldu. Bunun üzerine genel başkanlar dahil olmak üzere yargı safhasında dosyası olan milletvekilleri ilgili adliyelere gidip ifadelerini vermeye başlamışlardır. Ancak bir siyasi partinin mensupları en başından beri ısrarla bu konuyu tahrik unsuru haline getirmeye çalışmışlardır.

AVRUPA’YA TEPKİ: SİZDEKİ HUKUK TARAFSIZ BAĞIMSIZ DA, BİZDEKİ GUGUK MU

En son işte yaşanan olaylarda Avrupalı bakanlar Türkiye’ye hücum ediyorlar, buraya gelip gidiyorlar. Malum partiyi gidiyorlar ziyaret ediyorlar. Ne olacak yani, gelip gidecekseniz. Buradaki kararı mı değiştireceksiniz. Burada hukuk var. Biz bunlara bir şey söylediğimiz zaman diyorlar ki ‘Biz hukuk devletiyiz, dolayısıyla biz hukuka müdahale edemeyiz, hukuk bağımsızdır. tarafsızdır.’ E senin ki tarafsız, bağımsız. Bizdeki hukuk, guguk mu? Bizim ki de tarafsız bağımsız. Sen nasıl saygı istiyorsan bize de saygı duyacaksın. Kusura bakma.”

“SAYIN ŞANSÖLYE’YE TERÖRİSTLERLE İLGİLİ 4 BİN MİT DOSYASI VERDİM”

Teröristlerle ilgili, Sayın Şansölye’ye 4 bin MİT dosyası verdiğini ifade eden Cumharbaşkanı Erdoğan, “6 ay kadar önce İstanbul’da yaptığımız görüşmede, ben size 4 bin dosya vermiştim, hatırlıyor musun dedim. Hatırlıyorum dedi. Peki ne oldu o dosyalar dedim. Dedi ki o dosyalar şu anda 4 bin 500 oldu. Peki ne olacak dedim. Geciken adalet, adalet değildir. Bu adaleti geciktiriyorsunuz. Avrupa, birlik olarak PKK’yı terör örgütü ilan etmesine rağmen şu anda teröre yataklık yapmaktadır. Çok açık net.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:

“Böyle bir ortamda kendilerini biliyorsunuz, ifade vermek üzere davet eden yargı mensuplarını ve dolayısıyla Türk devletini hiçe sayanlara müsamaha gösterilmesi söz konusu olamaz. Meclisin karar verdiği, Anayasa Mahkemesinin hukuka uygun bulduğu, yargının kendi usulü çerçevesinde harekete geçtiği bir konuda birilerinin çıkıp ‘Biz sizi tanımıyoruz’ demesi aslında ‘Bunun için bize yapılacak her türlü muameleyi de peşinen kabul ediyoruz’ anlamına geliyor. Çünkü hukukun usulü bellidir; ifade vermeye gitmezsen zorla götürülürsün. Önceki gün yapılan işlemlerin adı tam olarak işte budur, yani hukukun işletilmesidir. Bu ülkede hiç kimse layüsel değildir. Hiç kimse kendisini hukukun üstünde, dışında, sağında, solunda göremez.”

“EY BATI, BUNLARI DUY BAKALIM”

Sadece 20 Temmuz 2015 tarihinden bu yana PKK, 787 güvenlik görevlisini ve 312 sivil vatandaşı şehit ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu eylemlerde 4 binin üzerinde güvenlik görevlimiz, 2 binin üzerinde vatandaşımız da yaralandı. Bölücü terör örgütüne yönelik operasyonlarda 5 bin 500 silah, 650 bin mermi, 142 ton patlayıcı malzemesi, 15 bine yakın bomba ele geçirildi. Ey Batı, bunları duy bakalım.” diye seslendi.

HDP, Meclis Çalışmalarını Durdu
Başbakan’dan HDP’nin Kararına Tepki: Yol Yakınken Bu Yanlıştan Dönün
Hükümetten HDP’nin Kararı İçin İlk Açıklama: Hiçbir Etkisi Yok

CEVAP VER