• DOLAR
    3,9230
    % -0,87
  • EURO
    4,6391
    % -0,20
  • ALTIN
    163,2335
    % 1,12
  • BIST
    105.964
    % 0,66
Cumhuriyet gazetesine 500 bin liralık dava!

Cumhuriyet gazetesine 500 bin liralık dava!

Başbakan Binali Yıldırım, Cumhuriyet gazetesi ve internet sitesinde yayınlanan haberlerle benlik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle, gazete aleyhine 500 bin liralık manevi tazminat davası açtı. 

Yıldırım, avukatı aracılığıyla Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunduğu dilekçesinde, Cumhuriyet gazetesi ve “www.cumhuriyet.com.tr” internet sitesinde 6 Kasım’da sürmanşetten “Yerli ve ulusal değil”, 7 Kasım’da “Hükümetin başı vergiden kaçıyor” ve 8 Kasım’da “Bir yalan var ama…” başlıklı havadis, bilgi, salık yapıldığı aktarıldı.

“Toplumda yanlış ve yanlı algı oluşturmak amacıyla kasıtlı olarak yapılan sözde haberlerin hususi vurgular kullanılmak suretiyle aleni tahkir ve tezyif kastıyla hazırlandığı” savunulan dilekçede, şunlar kaydedildi:

“Sayın Binali Yıldırım Türkiye Cumhuriyeti 65. Hükümeti Başbakanıdır. Başbakan olarak görevlendirildiği 24 Mayıs 2016 tarihinden evvel de Türkiye Cumhuriyeti’nin Ulaştırma Bakanı olarak vazife yapmıştır. Cumhuriyet tarihinin en uzun vazife yapan Ulaştırma Bakanı olmuştur. Bütün bu hizmet süreleri içinde önceliği milletine hizmet etmek olmuştur. Müvekkilimin her icraatı halkın gözleri önünde gerçekleşmiştir. Gerek Başbakan gerekse Ulaştırma Bakanı olarak ülkeye hizmet ettiği alanında ve sürede Türkiye’ye devir atlatmış, sadece ülkemizde değil, dünyada da hayranlık uyandıran eserli ülkemize kazandırmıştır. Müvekkillerim Erkam Yıldırım ve Bülent Yıldırım ise saygın iş adamlarıdır. Davalılarca neşredilen basılı ve sanal yayın organlarıyla devamlı ve sistemli bir şekilde Sayın Başbakınımz ve oğulları hakkında yapılan sözde haberler ile vatan içindeki ve vatan dışındaki Türk vatandaşlarını yalan ve çarpıtılmış sözde haberler ile tahrik, teşvik ve sansasyonel bilgilerle kışkırtıp Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve yöneticilerinin itibarlarına ziyan verilmek istenilmektedir.”

Gazetede yer saha iddialara yer verilen dilekçede, Başbakan Yıldırım’ın 7 Kasım’da yaptığı basın toplantısında kullandığı “Bu şirketler aleni etkinlik gösteren şirketlerdir. Bunu her yerden araştırabilirsiniz. Bu iddialar ilk kez ortaya atılmadı. İlk kez 2008 yılında çıktı. Hepsini açıkladım. Tekrar 2017 Mayıs’ta gündeme geldi. Tekrar açıkladım. Beni akılları dizi yıpratmaya çalışıyorlar. Milletim beni bilir. Benim dokunulmazlığım var ama oğullarımın yok, her türlü araştırma ve inceleme yapılabilir. Haksız yere itham edilmeleri kabul edilemez. Biz onurumuzla varız, ülkemiz ve milletimiz için bütün ömrümüzü verdik. Bizim için en aka servet itibarımızdır. Gerisi gelip geçicidir. Ancak saygınlık insanı öbür dünyaya kadar taşıyacak elde edilmesi zor bir meziyettir. Bakın vergi verilmiyor diye itham ediyorlar.” ifadelere yer verildi.

“Bir gizlilik, bir usulsüzlük var değildir”

Haberin sunuluş tarzından sanki bir giz perdesinin aralandığı, bir usulsüzlüğün ortaya konulduğu izlenimi verildiği kaydedilen dilekçede, “Haberin sunuluşundan saklı olayların ortaya çıkartıldığı izlenimi verilirken, bilinmelidir ki iş bu kayıtlar Malta Ticaret Sicilinde aleni olarak yayımlanan kayıtlardır. Bir gizlilik, bir usulsüzlük var değildir. İş bu kayıtlara isteyen herkes fazla rahatlıkla internet üzerinden dahi ulaşabilmektedir. Müvekkillerimiz Sayın Erkam Yıldırım ve Sayın Bülent Yıldırım’ın veya akrabalarının Malta’da ticari şirket kaydının olmasında da yasal bir mani bulunmamaktadır. Ticaret ile uğraşmak isteyen her alelade vatandaş gidip Malta’da bir şirket kurup ticari etkinlik gösterebilir. Aynı zamanda dışsatım veya dışalım yoluyla uluslararası arenada etkinlik gösteren her şirket işlerinin takibi noktasında bu çeşit merkezi yerlerde acente veya irtibat ofisi açmakta, hatta merkezini buralara dahi taşımaktadır. Ancak, bütün bunların müvekkilimiz Sayın Binali Yıldırım ile bir ilgisi bulunmamakla birlikte, anlatım edildiği üzere oğullarının veya akrabalarının bir şirket açmasına veya ticari faaliyette bulunmasına mani bir yasal vaziyet da laf konusu değildir.” denildi.

Dilekçede, haberlerde belirtilen hususların kasıtlı ve bilinçli olarak noksan bir şekilde anlatım edildiği savunularak, “Örneğin, Hawke Bay Marine adlı şirketin 2007 yılından itibaren inaktif (pasif) / kapalı olmasına karşın sanki aka ticari işler yapıyormuş gibi servis edilmiştir. Oysaki halkı doğru bilgilendirmek isteyen bir gazetecinin aynı şekilde iş bu şirketin 2007 yılından itibaren etkinlik göstermediği konusunda da haberinde yer vermesi beklenirdi.” ifadelerine yer verildi.

“ORAS Denizcilik firması ile ne müvekkillerimin ne de akrabalarının bir ilgisi bulunmamaktadır”

“Belgeler, Binali Yıldırım’ın ‘Oğullarım devletten ihale almadı’ açıklamasını doğrulamıyor” şeklinde havadis, bilgi, salık yapıldığı da hatırlatılan dilekçede, şöyle denildi:

“İş bu haberde de müvekkilimiz Sayın Binali Yıldırım’ın açıklamaları karalama amacı ile saptırılmıştır. Şöyle ki; Sayın Başbakan oğullarına ‘Devletle iş yapmayacaksınız’ şeklindeki tavsiyesini çarpıtmak adına bu defa, kamudan ihale saha bazı şirketleri müvekkilimiz Sayın Erkam Yıldırım ile ilişkilendirmek istemişlerdir. Ancak Sayın Mahkeme de bilmelidir ki, haberde belirtilen ORAS Denizcilik firması ile ne müvekkillerimin ne de akrabalarının bir ilgisi bulunmamaktadır. Öyle ki haberde Nova Warrior Ltd. firması ile Oras Denizcilik firmasının adreslerinin aynı olduğu anlatım edilmiştir. Ancak Nova Warrior Ltd. firmasının adresi 131 East Street, Valletta Malta olmakla, Oras Denizcilik firmasının adresi ise kamuya aleni İstanbul Ticaret Odası kayıtlarından da anlaşılacağı üzere İnkilap Mah. Küçüksu Cad. Kesim Sk. Temaş Plaza No:1-3 D:13 Ümraniye/İstanbul’dur. Tekrar Oras Denizcilik firması ile müvekkillerimizin ortaklık, yöneticilik ve/veya idarecilik de iç olmak üzere hiçbir şekilde bir bağlantısı bulunmamaktadır. Haberde kasıtlı olarak yanıltıcı vesika sunulmakla sanki gerçekmiş algısı oluşturulmaktadır. Müvekkilimiz Sayın Binali Yıldırım, İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşası ve Deniz Bilimleri Fakültesi’ni bitirmiş, Dünya Denizcilik Üniversitesi’nde (WMU) master öğrenimini tamamlamış olup gemi inşa yüksek mühendisidir, siyasete atılmadan evvel denizcilik sektöründe etkinlik göstermiştir. Ancak siyasete atılmasından sonra ise şirketlerini ve bütün ticari işlerini çocuklarına devretmiştir. Bir öbür anlatım ile müvekkilimizin siyasete atılmasından sonra hiçbir ticari faaliyette bulunmadığı gibi ortağı, yöneticisi, idarecisi vesaire olduğu hiçbir ticari şirket de bulunmamaktadır ve tekrar açıkça belirtmek isterim ki müvekkilimiz Sayın Binali Yıldırım’ın gerek siyasete girmeden evvel ve gerekse siyasete girmesinden sonra günümüze kadar Malta’da off-shore veya diğer nevide bir şirketi de olmamıştır. Ancak yapılan haberler ile sanki müvekkilimiz Sayın Binali Yıldırım’ın ticaret ile uğraşıyor, kamudan ihaleler alıyor, vergi kaçırıyor gibi çirkin isnat ve iftiralarda bulunulmuştur.”

Binali Yıldırım için 250 bin, Erkam Yıldırım için 125 bin ve Bülent Yıldırım için 125 bin lira manevi tazminat talep edildi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?