• DOLAR
    3,9585
    % 0,85
  • EURO
    4,6491
    % 0,95
  • ALTIN
    162,9536
    % 0,24
  • BIST
    105.268
    % 1,30
Türkiye, Avrupa’yı en hassas noktasından vurdu!

Türkiye, Avrupa’yı en hassas noktasından vurdu!

İrili ufaklı 47 Avrupa devletinin aza olduğu Strasbourg merkezli Avrupa Konseyi, Ankara’nın aldığı bütçe katkı payını azaltma kararıyla sarsılmış durumda. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland’a bir name göndererek Türkiye’nin bundan böyle örgüt bütçesine en çok katkı yapan devlet (Büyük Donör) statüsünden vazgeçmek istediğini belirtti ve bu amaçla lüzumlu işlemlerin başlatılmasını istedi.

6 BÜYÜK DONÖR ÜLKE

DW Türkçe’nin haberine göre; Ankara’nın, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve Rusya’nın ardından Avrupa Konseyi’nin bütçesine en çok katkı yapan 6’ncı devlet konumuna yükselme düşüncesi ilk olarak Mevlüt Çavuşoğlu’nun Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) başkanlığı yaptığı 2010-2012 döneminde gündeme gelmişti.

Ancak bu fikir siyasi nedenlerden dolayı 2015 yılı başlarına kadar gerçekleşemedi. Karar, Tük hükümeti tarafından 2015 yılı başlarında verildi. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından 12 Mayıs 2015 tarihinde onaylandı, 1 Ocak 2016 tarihinde de yürürlüğe girdi. Türkiye, bu tarihten itibaren daha evvel yaklaşık 14 milyon euro olan yıllık katkı payını öbür 5 Büyük Donör devlet gibi 33 milyon euro düzeyine çıkartmayı kabul etmişti.

Türk Dışişleri Bakanlığı’nın mevzu, bahis hakkında 13 Mayıs 2015 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada bu girişim “Demokrasi ile hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde insan haklarına geniş bir açıdan yaklaşan ve insan onuruna saygıyı ortak kültürümüzün öncelikli unsuru haline getiren Avrupa Konseyi’nin aza ülkelerde ortak değerlerin güçlendirilmesi bakımından oynadığı role verdiğimiz önemin somut göstergesi” olarak tanımlandı.

NİYET NEYDİ NE OLDU

Türkiye’nin bütçeye katkı payını yükseltmesi, Avrupa genelindeki ekonomik kriz nedeniyle “sıfır büyüme” politikası ile yönetilen Avrupa Konseyi’nde sevinçle karşılandı. Türkiye’nin son iki yılda verdiği ekstra 40 milyon euro sayesinde teşkilatın teknik altyapısı yenilendi, tadilat çalışmaları başlatıldı, personel politikası soluk aldı.

DENETİM KRİZİ

15 Temmuz vuruş girişimi sonrası Avrupa Konseyi’nin Avrupa İnsan Hakları Komiseri ve AKPM gibi bazı organlarının eleştirileri, Türk hükümeti ve AKP içinde rahatsızlık yaratmaya başladı. AKPM’nin bu sene Nisan ayında, “demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti konusunda Avrupa Konseyi üyeliğinden kaynaklanan yükümlülükler yerine getirilmediği” gerekçesiyle Türkiye’yi 2004 öncesinde olduğu gibi yine siyasi denetime alması Ankara-Strasbourg ilişkilerini derinden sarstı. AKPM’nin kararı AB organları için de referans belgeydi.

Mevlüt Çavuşoğlu bu karar sonrası yaptığı bir açıklamada “Buna pişman olacaklar. Denetim sürecine almakla Türkiye’yi daha iyi denetleyeceklerini sanıyorlarsa bu bir siyasi karar. Hak etsek eyvallah. Denetim sonrasında diyalog sürecinde yapılan işlemlerin aynısını yapıyorlardı zaten. İki raportör geliyordu güzel işbirliğimiz vardı, aynı işbirliğini göremeyecekler” ifadelerini kullandı.

ÖDÜL KRİZİ

Denetim süreci kararı henüz tazeyken AKPM her sene Ekim ayında verdiği Vaclav Havel İnsan Hakları Ödülü’nü bu yıl, şu an FETÖ’den tutuklu yargılanan eski YARSAV Başkanı Murat Arslan’a verdi. AKPM’nin bu kararı, Türk hükümeti için bardağı taşıran damla oldu.

AKPM bünyesinde 18 milletvekilinden oluşan Türk heyetine başkanlık eden AKP mebus Talip Küçükcan, mükafat töreni sonrası Strasbourg’da yaptığı açıklamada Avrupa Konseyi’ni “FETÖ’yü destekler pozisyona girmek ve kendini kullandırmakla” suçladı. AKPM’nin, “darbe girişiminde bulunarak anayasal tertip ve seçilmiş hükümeti devirmeye teşebbüs edenlere ödülle meşruluk kazandırması kabul edilemez” ifadelerini kullanan Küçükcan, Türkiye’nin bu karara en şiddetli biçimde tepki göstereceğini söyledi.

KONSEYE DARBE

Ankara bütçe payını azaltarak 1949’dan bu yana üyesi olduğu Avrupa Konseyi’ni en duygulu noktasından vurma kararı aldı. Dahası, bütçeye en çok katkı yapan bir öbür memleket konumundaki Rusya da son bir yıldır eş bir adım atmış durumda. Rusya, Kırım’ın işgali iddiası nedeniyle Rus delegasyonunu dışlayan AKPM’yi cezalandırmak için Avrupa Konseyi’nin 2017 bütçesine yapması gereken 33 milyon euro tutarındaki katkının 20 milyonluk bölümünü ödemeyi askıya aldı. Ocak 2018’de Rus heyetinin AKPM’ye dönüşü sağlanmazsa bu politikasını sürdürmesi bekleniyor.

Türkiye’nin aldığı kararın 2018’den mi yoksa 2019’dan itibaren mi yürürlüğe gireceği henüz netlik kazanmış değil. Ancak, 1 Ocak 2018’den itibaren yürürlüğe girer ve Rusya’nın bu yılki politikası da devam ederse Avrupa Konseyi bir yılda 40 milyon euro ani kaybetmiş olacak. Bünyesinde AİHM, AKPM, Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Komiseri, GRECO gibi kurumları barındıran Avrupa Konseyi’nin birçok program ve projesi iptal edilecek. Bu da yekün bütçesi 350 milyon euro barajını dahi aşamayan Avrupa’nın bu en eski teşkilatı için varlıksal bir sorunun başlangıcı demek.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?