• DOLAR
    3,9585
    % 0,85
  • EURO
    4,6491
    % 0,95
  • ALTIN
    162,9536
    % 0,24
  • BIST
    105.268
    % 1,30
İşte yerli otomobil böyle yapılacak

İşte yerli otomobil böyle yapılacak

Yerli otomobilin yüzde 100 elektrikli olması konusunda ortakların hem düşünce olduğunun dışında projeyle ilgili gelişmeler hakkında bilgi sahibi değiliz. Zaten bir süre gizlilik kararı aldıkları için de hükümet yetkilileri dışında bir izah yapılmayacağı ortada. Herkesin kafasındaki soru ise; “Yerli araba olur mu, olursa başarı şansı var mı?” İşte bu noktada gerek yurtiçinden gerekse yurtdışından uzmanlarla konuşup, bir fazla örneği inceleyip 5 babayiğidin bu projenin başarılı olması için yapması gerekenleri belirledik. ‘Türkiye’nin otomobili’ projesini kim yaparsa yapsın başarılı olması herkesin dileği ama iyi bir netice almak için aşağıdaki reçetenin uygulanması şart.

 1) MUSK GİBİ LİDER
Ortaklık yapısına bağlı olarak ekiplerin ve liderin belirlenmesi gerekiyor. 5 ortak ve ayrıca işin içinde hükümet ve TOBB da olunca yönetimsel olarak komitelerle hızlı ve doğru ilerlemesi güç. Bir ekibin bu işi yönetmesi gerekiyor. Yani bir ekip ve bu ekibe bir şef lazım. Bu liderin de devre devre ortaklara ve hükümete rapor ve hesap vermesi lazım. Daha evvel Amerikan Tesla ve ardından Faraday Future isimli elektrikli araba şirketlerinde çalışan bir yetkili bu liderin ‘Elon Musk’ gibi geniş bir vizyona sahip olması gerektiğini belirtiyor.

2) RAKİPLER BELLİ OLMALI
Üretilecek otomobilin kimle rekabet edeceğinin belirlenmesi gerekiyor. Yani 100 yılı aşkın süredir otomotivin içinde olan üreticilerle mi rekabet edeceksiniz yoksa yeni doğan Tesla ve Faraday Future gibi sadece elektrikli araba üreten markalarla mı yarışa gireceksiniz? Konvansiyonel yani yıllardır benzinli ve dizel motorlu araba üreten markaların üretim ölçekleri fazla yüksek. Bugün bir fazla markanın yıllık üretim rakamı 10 milyonu aşarken, dünyada en ufak ölçeğe sahip otomotiv şirketi Japon Mitsubishi. Bu marka bile yılda 950 bin adetlik üretime sahip. Yani biz ölçek olarak 300-350 bin adetlik üretimlerden bahsetsek bile dünyadaki en ufak markanın 3’te 1’ine ulaşamıyoruz. Yani rekabet şansımız olmaz. Dolayısıyla ölçek ekonomisinden bakınca bizim yüzde 100 elektrikli araba üretmemiz en doğru hamle gibi gözüküyor. Çünkü sadece elektrikli otomobilde 50 bin adetlik üretim bile mühim ölçek sayılıyor. Düşünün Tesla 15 yılda 100 bin tane civarında bir üretim yaptı.

3) PLATFORM ALINMALI

Ortak girişim grubunun ekibi ve lideri belirledikten sonra yapması gereken en öncelikli işi orijinal bir tasarım yapmak. Yani ‘Türkiye’nin otomobili’nin geleceği de yakalayan orijinal bir tasarıma sahip olup, bu tasarımda hangi altyapının kullanılacağı belirlenmeli. Burada babayiğitlerin önünde 2 seçenek var. Ya sıfırdan Türkiye’de elektrikli araba platformunu (şasi yani altyapı) geliştirirler ki bu fazla uzun vakit alır, ya da amade başarılı bir elektrikli araba platform bulunup süreci hızlandırmak için kullanabilirler. Buradaki mühim kriter yüzde 100 elektrikli araba için geliştirilmiş bir platform olmalı.

Örneğin Tesla’nın Model 3, BMW’nin i3 platformu gibi… Veya Çin’de Avrupalılar tarafından geliştirilmiş yüksek adetlerde üretilen bir fazla elektrikli araba platformu var. Prototip için 2 sene süreleri var bu yüzden ikinci seçenek yani amade bir platformu kullanmak daha mantıklı duruyor. Bunun maliyet avantajı da var. Yani sıfırdan bir platform yaratmak 100 TL iken, kiralanan veya kullanım hakları alınan amade bir platform 30 TL’ye mal olur. Bu sayede hem verilen 2 yılda daha hızlı aracın gelişimi ve prototip hazırlanması sağlanır hem de ekonomik olur. Vasıta ortaya çıkıp ticari olarak satıldıktan sonra 2. faz platform tamamen Türkiye’de geliştirilebilir. Ölçek açısından bakıldığında Çin’den almak daha doğru olacaktır. Çünkü bugün dünyada satılan elektrikli otomobillerin yarısı Çin’de satılıyor ve neredeyse 3’te 2’si bu ülkede üretiliyor. Aynıca bu ülkede artık elektrikli araba platformlarında 2. faza geçiyorlar.

4) PİLDE ORTAKLIK GEREK

Türkiye’de yerli otomobili yapacak ekibin eş zamanlı olarak batarya yani pil teknolojilerine incelemeli ve takip etmesi gerekiyor. )Çünkü otomobilde hangi pil teknolojisini kullanacaklarını belirlemeliler. Bu teknoloji fazla hızla geliştiği için bu işi yapan aka bir şirketle joint venture yani ortaklık yaparak üretime geçmeleri lazım. Çünkü Türkiye’nin sıfırdan pili üretmesi fazla riskli. Siz üretime başlarken teknoloji gelişir ve geride kalabilirsiniz. Yapılacak ortaklıkla pil ya Türkiye’de üretilir ya da yurtdışında. Çin’de olması ölçek maliyeti açısından daha mantıklı. Hem de ağırbaşlı üretim teşvikleri veriyorlar hem de en önemlisi ellerinde lityum kaynakları var. Bu noktada Know-how’ı doğru bir ortağın seçilmesi gerekiyor.

5) YAZILIM YERLİ OLMALI
Platform ve pil teknolojisi belirlenip tasarım süreci aşıldıktan sonra Türkiye’de yapılması gereken ve rakiplerle farkın ortaya konacağı nokta software yani yazılım olacaktır. Bu sayede üretimde rakiplerden ayrışabiliriz. Bu yazılım pil idare sistemi ve otonom (sürücüsüz) konusunda olmalıdır. Deneyimli insanlar projeye iç edilmeli ve otonom en az 4’ünce seviyede olmalıdır.

6) TÜKETİCİ ÖZENDİRİLME

Türkiye’de tüketiciler elektrikli araba konusunda teşvik edilmeli. Vergi avantajlarının yanı sıra, dünyadaki bazı şehirlerin yaptığı gibi belli bölgelere konvansiyonel (dizel-benzinli) araçların girişi yasaklanmalı. Tüketici elektrikli araba konusunda bilinçaltında motive edilmeli. Şarj konusunda alt bina konuların çözülmeli. Şarj altyapısı evde, işte ve yolda olmak üzere 3’e ayrılıyor. En önemlisi ev ve iş. Yoldaki şarjın mantığı uzun yol durumunda riskleri indirmek için. Ama kent içinde zaten var menziller yeteceği için ev ve iş yerinde şarj altyapısının oluşturulması için düzenlemeler yapılmalı. Tüketici elektrikli otomobili almak konusunda kendini güvende hissetmeli.

7) SIFIRDAN FABRİKA ŞART

‘Türkiye’nin otomobili’ projesi aka bir iş ve üretim için aka bir tesis gerekiyor. Yani 5 babayiğidin sahip olduğu tesislerin bir köşesinde üretim yapmakla olmaz. Bu konuda lojistik kriterlere göre devletin göstereceği ve teşvik edeceği bir saha seçilebilir. Ama bu tasarım, teknoloji ve vasıta belirlendikten sonraki en basit nokta olarak dikkat çekiyor.

8) 2 MİLYAR DOLAR YATIRIM

Türkiye’nin otomobili için 2 milyar doların üzerinde bir yatırım gerekiyor. Bu rakamı 5 babayiğide böldüğümüzde 400’er milyon dolar düşüyor. Bu konjonktürde hiç bir babayiğit bu kadar parayı bu projeye bağlamaz. Bu yüzden bu noktada devletin tekrar devreye girip ucuz finansman yollarını ve destekleri sunması gerekiyor.

9) 100 BİN TL ALTINDA FİYAT

6 ay içinde 5 babayiğidin belirleyeceği ekibin ve liderin öncelikli olarak aracın hangi sınıfta yer alacağını tasarımını ve teknolojilerini belirlemeli, ortaklarını bulmalı. Türkiye’de ağırlıklı olarak orta derslik satıldığı dikkate alınırsa bu sınıfta ama tamamen sıfırdan elektrikli araba mantığıyla bir tasarım yapılmalı. Yani Türkiye’de en fazla ‘sedan’ kasa tipi araba satılıyor diye düşünüp böyle bir araba tasarlanmamalı. Elektrikli otomobilin Türk halkının ihtiyaçlarına göre nasıl şekilleneceği belirlenmeli. Üretilecek elektrikli otomobilin fiyatının 100 bin TL altında olması gerekiyor.

10) YAN SANAYİYE ZAMAN

Bir an evvel tasarım belirlenip prototip aşamasına geçilirse Türkiye’deki yan endüstri şirketleri de buna göre kendi yolunu çizebilir, yatırımları yapar. Çünkü platformu ve pil üretimi ilk etapta dışarıdan yapılacak projede en hassa mevzu, bahis yerli parça oranlarının deneyimli yan endüstri ile artırılması. Yani çamurluk karbon olacaksa, yan endüstri buna göre kendini hazırlamalı yatırımlarını yapmalı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?