• DOLAR
    3,9639
    % 0,17
  • EURO
    4,6524
    % 0,09
  • ALTIN
    163,0858
    % 0,00
  • BIST
    105.268
    % 1,30
Bu işi yapana 30 bin lira! Türkiye’de çok açık var

Bu işi yapana 30 bin lira! Türkiye’de çok açık var

Bir devre üç beş kuruşa dayak yiyen Yeşilçam emektarlarının yerinde artık profesyonel ekipler var. Hayranı olduğunuz meşhur bir oyuncuya benzeyenler ise öğrenci yetişemiyor.

Oyunculuk piyasasında binlerce şahıs meşhur olmak için sırada beklerken Türk dizilerinin ve aksiyon filmlerinin vazgeçilmezi olmak elinizde. ‘Çakı gibi delikanlıyım’, ‘Tehlike benim göbek adım’ diyorsanız elimizde tam size göre bir iş var. Dublörlerden bahsediyoruz. Onlar uçan tekmelerin amansız hedefi olup, apartmanın beşinci katından atlıyor, yangından mal kaçırıyor. Bir devre 100 liraya figüranlara yaptırılan dublörlük, şimdilerde sahne başına 30 bin lirayı bulan gelirleriyle dikkat çekiyor.

BU SEFER RÖVANŞI FENA ALACAK

300 milyon dolar ihracata ulaşan sıra sektöründeki aksiyon sahneleri sayesinde işin erbapları yıllarca saygınlık edilmemenin rövanşını bu sefer kötü alacak gibi görünüyor. Kazançları dünya ortalamasının çok altında olsa da eskiye göre iyileşme olduğunu öğreniyoruz. Mesela, yanma sahnesi için 3 bin ile 15 bin lira arasında fiyatlar var. En tehlikeli işlerden olan otomobil kazalarında rakam, 30 bin liraya çıkabiliyor. Rolün riski ve pazarlığa göre ücretler değişiyor. 5 bine anlaşılan bir işi başkası bin 300 liraya da yapabiliyor. Konuştuğumuz dublörlere göre, rakamlar kulağa iyi gelse de aylarca iş bekleme ihtimali laf konusu.

BİR ÜNLÜYE BENZEYENE İŞ ÇOK

Peki nasıl dublör olunur? Öncelikle prodüksiyonlara dublör temin eden işletmelere başvurmanız ve eğitim almanız tavsiye ediliyor. Fizik, kondisyon ve rol yeteneğiniz de olmalı. Beren Saat veya Kıvanç Tatlıtuğ gibi ünlülere benziyor ve dublör olmak istiyorsanız işte o vakit yaşadınız. Daha çok işe gidiyor ve iyi ücret alabiliyorsunuz.

Türkiye Dublör Ekibi Kurucusu Serkan Döner, 19 yıldır sektörde ve ekibiyle dublörlük hizmeti sunuyor. Oyunculuk yaparken, yapımcı Osman Sınav’ın teşvikiyle bu işe başladıklarını belirterek, “Aslına bakarsanız tamamen şans, ancak vakit içinde bu konuda ülkemizde ağırbaşlı bir aleni olduğunu gördük. Belli bir standart sağlamak için bu işte uzmanlaştık” diyor. Türkiye’de bu sahada hizmet sunan üç işletme bulunduğunu paylaşan Döner, 25 benlik ekiplerinin eğitimlerini kendilerinin sağladığını söylüyor.

Aksiyon sahnesinin saklı kahramanları

Bu işi yapmak için biraz serüven sever biraz da çılgın olunması gerektiğini söyleyen Serkan Döner, “Önceleri potansiyelimizin farkında değillerdi. Mesleğin incelikleri önemsenmezdi. Şimdi, 60 kilometre hızla gelen aracın önüne atladığımızı görünce ‘yahu siz çılgın misiniz’ diyorlar” detayını artık daha mesut paylaşıyor. İşin inceliklerini de son hız aktarıyor: “Öncelikle senaryo bize ulaşır, aylarca hazırlık yapılır. Sizin birkaç saniyede izlediğiniz sahneler en ince ayrıntısına kadar çalışılır. Dublörlerin sporcu geçmişleri ve oyunculuk becerisi bulunmalı.” En riskli çekimlerin otomobil kaza sahneleri olduğunu paylaşan Döner, ” Sakatlıkla sonuçlanabilecek hareketler var. 45 metre yükseklikten düşmeniz veya yangın sahnesini çekmeniz gerekiyor” diyor.

EKİPMANI İTHAL EDİYORUZ

Döner, kendi ekipmanlarını kurduklarını söylüyor ve sebebini açıklıyor: “Öncelikle güvenliği başkasına bırakamazsınız. Bizimle çalışan insanların akşam gidecekleri bir ev ve aileleri var. Hata kaldırmayan ve fedakarlık gerektiren bir iş. Mesela, pabuç bağcılığı kalınlığında bir ip 3,5 ton ağırlık taşırken, yangın için hususi elbise ve deriye ziyan vermemesi için sürülen jel ürünler var. Tümü ithal ve maliyeti laf konusu.”

En sevdiğimiz yere geliyor konu. Para… Piyasadaki rakamları soruyoruz ve işin tekniğine göre değiştiğini söyleyen Döner, gelirin yavaşta olsa eski döneme göre iyileştiğini belirtiyor. Özellikle ünlülere benzeyenlerin sıra setlerinden ağırbaşlı taleple karşılaştığını söylüyor.

Bruce Willis ücretinin yarısını dublörüne ister

“Meslek hak ettiği yere yeni yeni geliyor” diyen Döner, “Mesela, Hollywood’da Bruce Willis gibi ünlüler dublörü ile beraber iş görüşmesine gider. Film için aldığı ücreti yarısını da onun için ister. Tabii bizim standarda gelmemiz çok zor” sözleriyle işin vatan dışındaki önemini örneklendiriyor. Önceleri mesleğin küçümsendiğini ancak bugün yüksek bütçeli yapımlar sayesinde dublör kazançlarının iyileştiğini dile getiriyor. Bu konuda, Yeşilçam’ın yıllarca dayak diyen figüranlarının hakkını teslim ederek söze devam ediyor: “Daha bilinçli yönetmen ve yapımcılar, dayak sahnesinin bile ne kadar mühim ve sanatsal olduğunu ayrım etmeye başladı. Bizim işin de standartları ve geliri arttı. Vatan dışında dublörlük için farklı bir kariyer gerekiyor. Mesela dublör sahne sırası yetişmese bile sete geldiği her gün için ücretini alır. Avrupa’da günlük bin 250 avro ücreti vardır en az.”

Ülkede dublör açığı var

Sektörde tehlike sahnelerinin yanı sıra ünlülere benzerliği ile dikkat çeken figüranlar da ağırbaşlı gelir elde etmeye başladı. 3 saatlik dizilerimizde bazı çekimlerde daha çok meşhur dublörü kullanılıyor. Motor kullanma, dans, yüzme gibi birçok sahnede çalışıyorlar ve talebi devamlı artıyor.

AJANSLARIN HIRSINA DİKKAT

Bu konuda, onlarca oyunculuk ajansının sıra ve filmler için dublör temin ettiklerini öğreniyoruz. işin bu kısmı biraz daha figüranlığa kaydığı için ücretler 300 liraya kadar düşüyor. Ajans kendi payını aldıktan sonra, sizi çekime yönlendiriyor. Sektör temsilcileri, ‘merdivenaltı dublör’ yani bu işi sadece nakit için ve internete duyuru vererek çalışan kişilere karşı uyarıyor. Aynı zamanda, figüranlarını üç beş kuruş için tehlikeli sahnelere yönlendiren ajansları da hatırlatalım.

Masif şiddet

Yeşilçam emektarlarının dayak sahneleriyle özdeş bir zamanın dublörlük işi, almış yürümüş. Kimi vakit Hain Kostok, Bizans askeri sıklıkla mafya tetikçisi ve niceleri Her filminde kürekle dayak yiyen Süheyl Eğriboz, bir tokat geliyorsa ona baş atan Kudret Karadağ, Masif şiddete inanan Yadigar Ejder… Figüran az olunca yere düşüp düşüp yeniden (d)ayağa kalkanlar ve onlarcası. Arada bir filmelerine güldüğümüze bakmayın. Düşe kalka kazanca karşın akıllara kazınmış bir nesile saygı ve rahmet dileyen bir anma burada yazılan. Hem ne olmuş, hangimiz düşmedik… Düştüysek de sana bakarken düşmüşüzdür.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?